wp3971895-twin-mirror-wallpapers

Twin Mirror İnceleme

Abone Ol

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
7.2
Sonuç

Twin Mirror araştırma: Birisi bir gün size sizinle kavga edeceğinizi ve kendinize yenilip yenilmeme kararını gene kendinizin alacağını söylese, ne yapardınız? Kafalar karıştı değil mi? İşte oyun da tam olarak bunu istiyor. Life is Strange’in geliştiricisi Dontnod Entertainment tarafınca geliştirilen hikâye odaklı bulgu oyunu Twin Mirror incelememize sefalar getirdiniz!

Twin Mirror İnceleme


Twin Mirror hikayesi ve yapısıyla hem özgün, bununla birlikte bu zamana kadar oynadığımız birçok iz bırakan yapımın etkilerini taşıyor. Unreal Engine 4 oyun motoru teknolojisi kullanılarak geliştirilmiş.

Hikâyeye ucundan, spoiler vermeden bir giriş yapacağım. Karakterimiz Sam Higgs, Basswood kasabasında doğup büyümüş bir muhabir, haberci. Basswood Jungle’da yazıp çizen, yaşamını minik madenci nahiyesinde geçirmiş biri. Anna adındaki sevgilisiyle sakin ve huzurlu bir hayat sürüyor. Yayınladığı bir makale ile kasabadaki maden ocağı soruşturma sürecine giriyor ve ne yazık ki kapanıyor. Maden ocağı da kapanınca kasabanın nefret edilen kişisi oluveriyor. Bu sırada sevdiceği Anna’ya evlenme teklifi eden karakterimiz reddedilince tüm aksilikler üst üste geliyor. En iyi arkadaşı Nick ve kendisini bir idol olarak gören Nick’in küçük kızını geride bırakarak şehri terk etme kararı alan Sam iki yıl ortadan kayboluyor. Bunlar oyuna bizim dahil olduğumuz kısmın öncesinde geçiyor. Öykü ifadeyle güçlü bulunduğunu bildiğimiz Dontnod girişi bu şekilde güçlendirerek bizim Basswood hakkında düşünce sahibi olmamızı sağlıyor. Ayrıca ana karakterimiz Sam Higgs, çift kişilik taşıyan ve toplum tarafından dışlanmış bir fert. Oyunun dallanıp budaklanmasını da bu sağlıyor.

Hikâyenin geri kalanının yalnızca oynayarak deneyimlenmesi icap ettiğini, bunun haricinde benim yazacağım her kelimenin oyun keyfinize zarar vereceğini düşünerek buradan sonrasını eleştirilere ayırıyorum. Şunu belirtmem gerek; mutlaka öykü akıyor. Oyunun bütün yapısının zeminine inşa edilen bu hikâye yer yer dallanıyor, kararlarınızla şekilleniyor. Twin Mirror oynarken Alan Wake, Detroit: Become Human benzer biçimde oyunların hazzını her adımda alabileceğinizi söylemeliyim. Asla sizi sıkmıyor, bunaltmıyor ve “Şurayı bitireyim de artık kurtulayım” havasına girdiğiniz bir bölüm barındırmıyor.

Minik kasabanın büyük sorunu


Bu enfes hikâyenin anlatımı güzel sinematikler ile süslenmiş. Karakterlerin mimikleri ve söyledikleri iyi yazılıp çizilmiş. Kendinizi Sam Higgs’in yerine koyup düşüncelerinizi ve kararlarınızı bu yönde vermeniz için size fazladan bir güçlük çıkarmıyor. Ek olarak sinematik kısımlarda gördüğümüz manzaralar, müzikler bu bölümleri öyle destekliyor ki interaktif bir film deneyimi yaşamanızı sağlıyor. Çeşitli gizemleri ve bulmacaları çift kişilikli olmanın sağladığı avantajları ve dezavantajları değerlendirerek çözüyorsunuz. Bazı bölümlerde kâfi ipucunu topladığınızda “Mind Palace” denilen farklı bir bölüme, kafanızın içine giderek parçaları birleştiriyorsunuz.

Mind Palace bölümlerinde Twin Mirror bambaşka bir oyun oluveriyor. Bir anda kendinizi herhangi bir Sherlock Holmes oyununu oynarken veya filmini izlerken yaşamış olduğunız duygular içinde bulabiliyorsunuz. Bunun yanı sıra ikinci kişiliğiniz, doğrusu ikinci siz bir yandan sizinle konuşuyor ve size yardımcı oluyor. Doğal olarak yer yer size zorluklar çıkarttığını ve kararlarınızı kendi istekleri doğrultusunda izleyeceği yolu göstermeye çalışmış olduğunu fark ediyorsunuz. Burada her şey sizin öznel görüşünüze ve oyunun o kısmına kadar gelirken yaşamış olduğunız deneyime bağlı. Size bazı bölümlerde zor seçimler yaptıran, hikâyenin akışını değil de “Kim olduğunuzu” düşündüren sorular soran Twin Mirror bu anlamda hakikaten başarılı.

Grafikler ve bölüm tasarımı oldukça başarılı olmuş


Manzaralar, görsel tasarım ve oyunun sanatsal yönü de oldukça hoş. Oyunun renk paletini birazcık pastel bulduğumu söylemeliyim. Çok canlı renklerden ve renk tezatlarından uzak, birbiriyle uyumlu renkleri taşımış olduğunu ve görselliği felsefesiyle yoğurduğunu söylesem yanlış bir yorum olmaz. Sizi sinematik kısımlarda ve öteki bölümlerde içine bıraktığı manzaralar gayet güzel. Sanat zevkinizi ve hayal gücünüzü besliyor. Hikâyeden kopmak hakikaten zor olsa da bazen buralarda durup güzelliğin hazzını çıkarmak isteyebiliyorsunuz. Birinden diğerine sürüklendiğiniz 16 farklı sahnesi bulunuyor. Bir kasabada neler görebilecekseniz hikâyenin sizi götürdüğü bu 16 farklı bölümde hepsini size gösteriyor. Bölüm çeşitliliği ve sayısı da sıkmayacak kadar fazla, aratmayacak kadar az olmuş.

Bölüm tasarımları ve oynanış mekanikleri de oldukça doyurucu. Twin Mirror’da bir anda aklınızın içine daldığınız Mind Palace bölümlerinin her biri farklı mekanikler barındırıyor. Bu kimi zaman kendinizden kaçtığınız ve bir taraftan da aklınızı denetim altına almaya çalışmış olduğunız bir aksiyon bölümü olabiliyor. Kimi zaman ise birkaç aynadaki yansımalarınızın size söylediklerini dinlediğiniz, mantıklı bulduğunuz yoldan devam ettiğiniz seçim bölümleri oluyor. Bunlar kafanızın içindeki bölümler. Bir de sizi Basswood nahiyesinin farklı bölümlerine bıraktığı kısımlar var. Ufak bir kasaba olduğundan sizi bıraktığı hiçbir bölümde gezebileceğiniz büyük bir harita yok. Bunun yerine içi özenle doldurulmuş, her yanından bir şeyler öğrenebileceğiniz ve size kendisini tanıtan bölümler var. Bu tarz oyunlarda haritada özgürlük mü? Yoksa daha kısıtlı bir haritanın oldukça varlıklı olması mı? Seçiminin cevabını sizlere bırakıyorum. Ben bölüm tasarımlarında zenginliğin ve her adımda bir şeyler öğrenmenin yarattığı hazzı beğendim.

Ayrıca yer yer dokuların yüklenmesinde gecikmeler olabiliyor. Kısaca ekranınızda ilk kere görüntülenen nesneler için önce daha düşük kalitedeki dokular yükleniyor, daha sonra asıl olan çözünürlüklerinde görüntüleniyorlar. Bu sırada dokularda bir bulanıklaşma olabiliyor. Bu da Unreal Engine 4 ile geliştirilen birçok oyunda oyuncuların yaşayabileceği sorunlardan bir tanesi.

Bir paragraf da oyunun müziklerini övmek için açmalıyım. Sinematik sahnelerde ve oyunun geri kalanında size birlikte rol alan onlarca harika müziğe ev sahipliği meydana getiren bu oyunun ses tasarımı da bir o kadar başarılı. Çevre sesleri, karakterlerin konuşmalarındaki tonlamalar ve vurgular kararlarınızı küçük bir dokunuşla etkileyebiliyor. Bu tarz şeylerin da oyunda başarılı şekilde işlenmesi özellikle bu tür oyunlar için bence fazlaca önemli. Bu anlamda Twin Mirror için söyleyebileceğim pek bir şey yok.

Son olarak oyunun size bulmacaları çözme hızınıza bakılırsa değişen 8-10 saat arası sürebilecek bir oynanış süresi sunduğunu da belirteyim. Doğal olarak bitirdikten sonra oynadığınız 16 bölümün her birinden oyuna yine başlayıp, farklı kararların sonuçlarını da görmek isterseniz ve oyunu tüm sonlarda bitirmeyi düşünürseniz bu süre çok uzayabilir.

wp3971895-twin-mirror-wallpapers
Twin Mirror İnceleme
Sonuç
Twin Mirror, daha önce oyunculara "Ben hikâyeyi çok güzel anlatabiliyorum" diyen Dontnod Entertainment'ın bir oyunu. Bu nedenle hikayesi güzel ve başarılı bir öykü anlatımı olan bir oyun arıyorsanız size önerebilirim. Ancak ortalama 8-10 saat devam eden bir tecrübe için 219,00 TL fiyatıyla PlayStation sürümünü almanızı önermiyorum. Tabi gene tercih sizin ancak eğer uygun bir sisteminiz var ise 139,00 TL fiyatıyla PC sürümünü Epic Games Store üzerinden almanız daha tasarruflu olacaktır.
Hikaye
6.7
Müzikler
8.3
Oynayış
6.7
Artılar
Çarpıcı atmosfer
Kaliteli müzikler
Psikoloji çok güzel yansıtılmış
Eksiler
Oyun mekanikleri boğucu
Oyunda sunulan etkileşimler oyuna çok az etki ediyor
Animasyonlar başarısız
Hikaye zayıf
Oyunun fiyatı, yaşattığı deneyime göre çok yüksek
7.2
Sonuç

Bu Yazıya Tepki Ver

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

RWZONE ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!